Kurt, Eşekle Tartışırsa Cezayı Çeker, Kıssadan Hisse

HANIMAĞA

Administratör
Yönetici
Katılım
13 May 2012
Mesajlar
37,603
Tepkime puanı
7,733
Puanları
0
Kurt Eşekle Tartışırsa Cezayı Çeker, Kıssadan Hisse





KURT, EŞEKLE TARTIŞIRSA CEZAYI ÇEKER


“kıssadan hisse”

Eşek ve kurt ormanda gezerlerken aralarında bir tartışma başlamış.
Eşek, yemyeşil otlara bakıp,
“otlar ne güzel sararmış” demiş.
Kurt bu sözü duyunca,
“yahu olur mu hiç, yemyeşil ot işte, bunun neresi sarı” diye sormuş.
Eşek bu, dinler mi inatlaşmış durmuş.
Kurt bu duruma çok kızınca aralarında büyük bir tartışma başlamış.
En nihayetinde olay büyüyünce konu ormanlar kralı aslana intikal etmiş.
Aslan her iki tarafı dinlemiş ve kararını açıklamış.
Karar, eşeğe istediği kadar ot verilip salıverilmesi, kurt için ise bir ay hapis cezası olarak çıkınca kurt hemen atılmış,

“Kralım gerçekten olay böyle mi, yani otlar sarı mı, bende mi sıkıntı var” diye sorunca aslan şu cevabı vermiş.
''Sen kurtsun, ne diye bir eşekle tartışmaya giriyorsun ki? Ben de biliyorum ot yeşildir ve sen haklısın ama eşeğe uyup onunla tartıştığın için bu cezayı sana layık gördüm” demiş.

Eşeklerle tartışmanın faydası olmaz. Sarıdır deyip geçin. Siz siz olun laftan anlamayanlara laf anlatmayın...

Hayatta da bazı insanlar vardır ki bunlarla tartışmaya girmek gerçekten çok büyük bir hata oluyor. Hani bir söz vardır ya, bu söz bu fıkraya cuk diye oturuyor.

“Âlimle sohbet et, alırsın mertebe; cahille sohbet etme, dönersin merkebe…”
Gerçekten de öyle bu durum. Çünkü siz kısıtlı sayıda bilgiye sahipken, cahil ve nadan olanlar her şeyi biliyorlar. Her şeyi bilen biri ile nasıl konuşulur öyle değil mi ama?


Eğer yüreğine iyileşmesi mümkün olmayan bir yara açmak istemiyorsan, cahillerle tartışma. Peki, kim bu cahiller? Evvel emirde cahil, kendini bilmeyene denir. Kendini bilmemek en büyük cahillikmiş. Kendini bilen her şeye güzel bakar, iyi görür, kötümser olmaz. Peygamberimiz de bu konuya vurgu yaparak, “nefsini bilen Allah’ı bilir” diye buyurmuştur. Selam olsun Aziz Peygambere…

Bir de ilim irfandan uzak kalan, kültürden gelenekten bihaber olan, Kütahya tabiri ile “Cuma debleği çalmamış” olan cahiller var ki bunlar ikinci mertebe deki cahillerdir. Bu cahiller de çok zararlı olabilirler. Kendilerinin çok bildiğini, sizin hiç bir şey bilmediğinizi söyler durur ve size bunu dayatır.

Yazıyı daha da uzatmak gereksiz olacak diye düşünüyorum. Son söz olarak şu yeterli olur herhalde. Cahili, beceriksizi, insan yerine sayma, bunlarla beraber oturma, hele kendini âlim sayan cahilden, aslandan kaçar gibi kaç.


Dinle sözüm al nasihat, dağları da kış incitir.

Cahil ile etme sohbet, her sözü bir baş incitir.

alıntıdır...


Her yaptığının hesabını vereceksin...

Bir grup insan hacca gidiyordu. Mekke'ye yakın bir yerde konakladılar. O grubun yanına bir ceylân geldi. İçlerinden biri ceylânı ayağından yakaladı. Arkadaşları her ne kadar;

-Salıver gitsin, dedilerse de, onlara güldü ve bırakmadı. Ceylân korkusundan küçük ve büyük abdestini bozdu. Sonra o kimse, ceylânı bıraktı. O şahıs öğle vakti, bir kenara çekilip uyudu. O uyurken bir yılan gelip, karnının üzerine çöreklendi. Arkadaşları ona;

-Sakın hareket etme, karnının üzerinde yılan var diye, bağırdılar. O şahıs korkusundan altına büyük ve küçük abdestini yapıncaya kadar, yılan üzerinden ayrılmadı. Böylece ceylâna yaptığının cezâsını gördü.

Netice olarak, insanların ve her şeyin yaratıcısı, yetiştiricisi, her ân tehlikelerden koruyucusu olan Allahü teâlâ, kıyâmet günü herkesi hesâba çekecektir. İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin, bir talebesine hitaben buyurduğu gibi:

“Keyfine göre yaşa! Fakat bu yaşaman uzun sürmeyecek, bir gün elbette öleceksin. Gece gündüz düşündüğün, sımsıkı sarıldığın lezzetlerden elbette ayrılacaksın. Dünyanın nesini seversen sev, hepsine vedâ edeceksin! Elinden geleni yap! Fakat unutma ki, her yaptığının hesabını vereceksin!”


Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Yaprağı, kokusu, görünüşüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.
Bahçıvan üzerine titremeye başlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düşürmüş. Tek yaprak bırakmamış gülün başında... Korku içinde koşar halifeye:


- Sultanım der, üzerine titrediğimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüş, tek yaprak bırakmamış gülün başında... Harun Reşid, telaş etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptığı yanına kalmaz!.

Rahat bir nefes alan bahçıvan işine döner. Bir gün bakar ki, bir yılan yaprakları düşüren bülbülü yakalamış, yutmak üzere, otların arasında kayıp gidiyor. Heyecanla yine halifeye gelir:

- Sultanım der, bülbülü bir yılan yakalamış, yutarken gördüm.

Sultan yine telaşsız:

- Merak etme efendi der, yılanın yaptığı da yanına kalmaz!.

Bahçıvan yine işine döner... Bir ara bahçede çalışırken otların arasında yılanı görür. Hemen elindeki küreğiyle darbe üstüne darbe indirerek yılanı orada öldürür. Sevinçle geldiği halifeye durumu anlatır:

- Sultanım der, bülbülü yakalayan yılanı ben de bahçede otlar arasında yakalayıp küreğimle öldürdüm. Harun Reşid yine sakin:

- Bekle efendi bekle der, senin de yaptığın yanına kalmaz!. Nitekim çok geçmez bahçıvan hatalar yapar. Yakalayıp halifenin huzuruna çıkarırlar. Cezalandırılmasını isterler. Halife emrini verir.

-Atın bunu zindana!. Hemen yaka paça zindana doğru götürürken geriye dönen bahçıvan şunları söyler:

-Sultanım der, bülbülün yaptığı yanına kalmaz dediniz, onu yılan yuttu. Yılanın yaptığı yanına kalmaz, dediniz, onu da ben öldürdüm.

Şimdi benim yaptığım da yanıma kalmıyor, sen zindana attırıyorsun.. Herkesin yaptığı yanına kalmıyor da seninki mi yanına kalacak? Demek sana da bir yapan çıkacak... Öyle ise gel sen bana yapma ki bir başkası da sana yapmasın!..

Harun Reşid, doğru söyledin bahçıvan, diyerek:

- Bırakın bahçıvanı, çiçekleri sulamaya devam etsin!.. Derler ki:

- Sultanımız, yaptığı yanına kalır!..

- Hayır der, kimsenin yaptığı yanına kalmaz. En ağır şekliyle ahirette ödemeye tehir edilir. Ama gafil insanlar bunun farkına varamaz da, yaptığı yanına kaldı sanırlar!..

Evet, Kimsenin yaptığı yanına kalmaz. Bunda hiç şüpheniz olmasın. Yanına kaldı sanılanlar daha ağırıyla ahirette ödemeye tehir edilirler. Ne var ki, gafil insanlar bunun farkına varamaz da yaptığı yanına kaldı sanırlar.
 

F@ROZ

TEKNİK ADMİN
Yönetici
Katılım
4 Şub 2010
Mesajlar
58,494
Tepkime puanı
12,685
Puanları
128
Konum
Kocaeli
Emeklerin için çok teşekkürler....
 

Tc MUTLU

ADMİN
Yönetici
Katılım
2 Ocak 2019
Mesajlar
2,702
Tepkime puanı
2,055
Puanları
113
tsk ederim paylasim icin hanimaga emegine saglik
 

Navaho

THEME MAKER
Katılım
2 May 2018
Mesajlar
898
Tepkime puanı
1,164
Puanları
113
Konum
Almanya
Alıntı Hanımağa: Eğer yüreğine iyileşmesi mümkün olmayan bir yara açmak istemiyorsan, cahillerle tartışma.

Bu birbirinden farklı ve anlamlı güzel hisseler için çok teşekkür ediyorum, emeğinize sağlık Hanımağa’m.

Evet, her türlü iyiliğin düşmanı cehalettir,
İlimden uzak kalmak, ne büyük felakettir.

Saygılar Sevgiler ve Selamlar
Navaho
 

Üst