Dilara'yla Tur Dağı gezisi....

DiLaRa

ÖZEL ÜYE
Katılım
3 Ağu 2010
Mesajlar
2,281
Tepkime puanı
119
Puanları
63
Selam arkadaşlar ben DİLARA misir kahirede 5 senedir yaşiyorum Misir esrarengiz bir ülke .Burda gördügüm her tarihi yerleri ve şuanki Misir kültürünü vakit buldukça sizlerle paylaşacagim ilk önce beni gerçekten çok etkileyen tur Dagi halla etkisinden büyüsünden kurtulamadim elimden geldikce sizlerede anlatayim...






Arabayla geldiğimiz Sina Çölü’nden sonra, artık dağın eteklerine gelmiş,


tırmanma süreci başlamıştı… İki seçenek vardı tırmanmak için: Ya oradaki
kiralık develerden birine binip çıkacak, ya da yaya olarak yürüyecektik.
,bazi arkadaşlarimiz deveyle bazilarimiz, yürüyerek tırmanmayı tercih ettik…


Ne var ki, dağa doğru götüren bu vadide yürümenin bir kuralı vardı.
Asırlar öncesinden, bir insan bu dağa çıkmak istemiş, daha doğrusu
çıkması emredilmiş, o insan tırmanmaya başlayınca da, ilâhî bir ses
ona: “Muhakkak ki Ben senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen,
Kutsal Tuvâ Vadisi’ndesin!”[K.K. Tâhâ Sûresi, 12.] diye seslenmişti. Sesin muhatabı
Hz. Musa, ve kendisine seslenen Yüce Allah’tı…

Peygamber’den bile, içinde yalın ayak yürünmesi istenen Kutsal
Tuvâ Vadisi’nde, bizde ayakkabılarıyla yürüyebilir miydik hiç?
bizde ayakablarimizi çıkardık; ve yürümeye başladık dağın zirvesine
doğru kıvrıla kıvrıla tırmanan vadide…

Tıpkı bir gün mutlaka tükenen/tükenecek olan hayat yokuşunu
andırıyordu bu yokuş: Yorucu, ve düşündürücü…

İşte dağın zirvesi, ve suskunlukla hayranlık karışımı
bir hâyale dalmış onlarca insanlar vardi..



Kayaya yazılmış bu değişik harfli yazılardan, sadece Arapça olanını,
silik olduklarından da, onun da sadece şu kısmını okuyabiliyorduk:



“….. Üzerinde bulunduğum bu dağın adı Tur Dağı… Senelerce, senelerce önce Allah’ın emri üzerine Musa bu dağa tırmanmış, Rabbiyle mülaki olmuştu… Yine Allah’ın emriyle, İsrail oğullarını; insanları ezen, onları sömüren Firavun Rejimi’nden kurtararak Sina’ya getirmişti… Çölün kavurucu güneşi altında kalınca, Allah onları gölgeledi[2]; susuz kalınca da, Musa’nın duası üzerine Allah ona, “ Asâ’nla taşa vur!” dedi; ve ondan derhal on iki kaynak fışkırdı. Onlara yiyecek olarak da, “menn” ve “selvâ” gönderdi. Fakat Allah, çölde bile İsrail Oğullarına, yâni Musa(a.s)’ın Firavun’un zulmünden kurtardığı yahudilere bu kadar nimet vermesine rağmen, onlar sabretmediler, kanaat getirmediler; ve Allah’a karşı zalim oldular. İşte o zaman Allah, Musa aracılığıyla onlara şöyle demişti: “Hani siz (verilen nimetlere karşılık) : Ey Musa! Bir tek yemekle yetinmeyiz; bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiği şeylerden; sebzesinden, hıyarından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından bize çıkarsın, dediniz. Musa ise: Daha iyiyi daha kötü ile değiştirmek mi istiyorsunuz? O hâlde şehre inin. Zirâ istedikleriniz sizin için orada var, dedi. İşte (bu hadiseden sonra) üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu. Allah’ın gazabına uğradılar. Bu musibetler (onların başına), Allah’ın ayetlerini inkâra devam etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle geldi. Bunların hepsi, sadece isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir”.

Silik birkaç satırdan sonra, şöyle devam ediyordu kaya üzerindeki yazı:

“………… İşte bu dağda Musa, insanlardan hiç kimsenin istemeyi düşünmediği/düşünemediği bir şeyi talep etti Rabbinden… Kur’an, olayı şöyle anlatır: “ Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tur’a) gelip de Rabbi onunla konuşunca, “Rabbim! Bana Kendini göster, Seni göreyim!” dedi. (Rabbi): “Sen Beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse, sen de beni göreceksin!” buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti. Musa da baygın düştü. Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, Sana tövbe ettim, ve ben inananların ilkiyim”.

Kaya üzerindeki yazı şöyle devam ediyordu:

“Allah bu dağda Musa’ya, “Elvâh” üzerinde “Suhûf”
u verdi; ve Musa dağdan inerek kavmine geri döndü. Ama döndüğünde, kavminin tevhid inancını terk ettiğini, ve bir buzağı yaparak, ona tapmaya başladıklarını gördü; ve bu ihânetlerinden dolayı çok üzüldü. Üzüntüsüne kızgınlık karışınca da, onların yanında bulunan, fakat buzağıya tapmalarına mani olamayan kardeşi Harun’a bağırmaya başladı. Kur’an ayetleri şöyle anlatıyor: “Musa, kızgın ve üzgün bir hâlde kavmine dönünce: “benden sonra ne kötü şeyler yapmışsınız! Rabbinizin emrini (beklemeyip) acele mi ettiniz?” dedi. Tevrat Levhaları’nı yere attı ve kardeşinin başını tutup kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi): “Ey annemin oğlu! Bu kavim beni zayıf gördü, ve nerede ise beni öldüreceklerdi. Sen de düşmanları bana güldürme ve beni bu zalim kavimle beraber tutma!”dedi. (Musa da) Ey Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kabul et. Zira sen merhametlilerin en merhametlisisin! dedi. Buzağıyı (tanrı) edinenler var ya, işte onlara Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir. Biz iftiracıları böyle cezalandırırız”

Yazının devamında sadece şu satır kalmıştı:

“ Musa kendisine inananlardan 70 kişiyi seçti. Diğerlerine ise Allah bir felâket verip, onları helâk etti








Haziran sonu olmasina ragmen çok soguktu biz gece burda kalip güneşin batişini ve sabah doguşunu seyretmek istedik...





















Tur Dağı’nın kayalıklarında bu yazıları okuduktan sonra ayağa kalktık; ve yavaş yavaş çıktığımız yerden inmeye başladık. Yokuş aşağı inerken, kayalıklarda okuduğumuz yazıları düşünüyorduk ,

- Bu yahudiler neden Allah’ın emirlerine karşı bu kadar düşmandırlar? Neden Zekeriyya Peygamber’i kestiler, Yahya(a.s)’a hayat hakkı tanımadılar; Hz. Meryem’i fahişelikle suçladılar? Bu yahudiler hiç mi Cehennem azabından korkmuyorlar? Neden bunlarda hak-hukuk kavramı yok, neden çocuk öldürmekten zevk alıyorlar? Neden “Siyonizm dini” uğruna dünyayı kana bularlar? Siyonizm belâsını terketseler, ve bütün dünya insanları gibi, insanca yaşasalar olmaz mı? Allah’ın, bu dağda, kendilerine olan uyarılarını neden kâle almazlar? Allah bir zamanlar Kudüs’ü onların emrine verdi, fakat onlar ihânet edip zulmettiler; ve Allah onlara vebâ gönderdi. Ey yahudiler Allah’a inanın, ve Musa’nın bu dağda getirdiklerine dönün! Çünkü Allah, bizim de, sizin de, biz ve sizden başka herkesin de mecburen uğrayacağı bir Cehennem yaratmıştır. Ondan kurtulanlardan olmak varken, neden onun yakıtı olanlardan olalım?..








Çok yorulmuştuk ama hiç birimiz o manevi havayi ve o muhteşem güzelikler karşisinda şikayetçi degildik hepimizin yüzünde heycan ve manevi bir güzelik vardi aşagi indik tekrar geldigimiz çölden geriye döndük ...

 

F@ROZ

TEKNİK ADMİN
Yönetici
Katılım
4 Şub 2010
Mesajlar
59,864
Tepkime puanı
13,658
Puanları
128
Konum
Kocaeli
Cevap: Dilara'yla Tur Dağı gezisi....

Keşke imkan olsada bende gezebilsem, harika yerler, bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim DİLARA ...


 

SiLeNtKinG

ÖZEL ÜYE
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
1,378
Tepkime puanı
140
Puanları
63
Konum
Bursa
Cevap: Dilara'yla Tur Dağı gezisi....

Bu tur geziler yorucu ama bir okadarda güzel oluyor. Çölü hep merak etimişimdir. Bursa'dan Ankara istikametine giderken bir yol var dümdüz uzunca bir yol. Neredeyse sağında solunda bir tek ağaç bile yok. Oradan gecerken hep aklıma çöl gelir. Gezip görmek isterim. İnsallah bir gün nasip olur. Rabbim etrafımızdaki yeşillikleri eksik etmesin diyorum.
Bu güzel bilgileri bizimle paylaştığın için teşekkür ediyorum
Belgesel tadında bir paylaşım oldu. Emeğine sağlık.
 

HANIMAĞA

Administratör
Yönetici
Katılım
13 May 2012
Mesajlar
41,721
Tepkime puanı
8,944
Puanları
0
Emeğinize sağlık, paylaşım için teşekkürler...
 

gamzelim01

Member
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
50
Tepkime puanı
3
Puanları
8
çok beğedim,bende suudi arabistana gittim,Allah kabul etsin inş.Hac vazifesine ve umre ziyaretine. baska yurt dışı gezilerim de oldu ama mısırı merak ediyorum.güzel bir paylaşım çok teşekkürler
 

Üst